Gebe Kalmama Nedeniniz Polikistik Over Sendromu Olabilir !

POLİKİSTİK OVER SENDROMU

Polikistik Over Sendromu (PKOS), nedeni tam olarak bilinemeyen yumurtalıklarda çoklu kist oluşumuyla ortaya çıkmış sık görülen ve kompleks bir hastalıktır.  PKOS genellikle peripubertal dönemden itibaren başlayan, menstrüel düzensizlikler, hiperandrojenizm bulguları (hirşutizm, akne, ciltte yağlanma vb) ve infertilite (kısırlık) ile karşımıza çıkmaktadır.

PKOS VE BESLENME

PKOS hastalarında obezite görülme sıklığı %40-60 oranlarındadır. Bu yüzden ideal kilo aralığında olmak çok önemlidir. Diyet ve egzersiz ile birlikte sağlanan kilo kayıplarının (az yada çok hiç farketmez) metabolik, endokrin ve kısırlık üzerinde olumlu etkileri olduğu yapılan çalışmalarla görülmüştür. Yani bu demek oluyor ki; eğer PKOS yüzünden gebe kalamıyorsanız belkide sorun sadece vereceğiniz beş kilo gizlidir.

PKOS ile insülin direnci genelde kol kola giden iki hastalıktır. Bu yüzden uzun dönem yaşam tarzı değişiklikleri yani sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirmek PKOS için şarttır.

PKOS hastalarında insülin direncinden dolayı kanda insülin seviyeleri yüksek görülür. İnsülin pankreastan salgılanan bir hormondur. Hücrelerin şekeri içeri alıp enerjiye dönüştürmesi için insülin gereklidir. Eğer insülin direnciniz varsa; yemek yediğinizde yükselen kan şekerine müdahale etmek için insülin salgılanır. Fakat; insülin şekerle birleşmesine rağmen çeşitli nedenlerden dolayı hücre içine giremez ve enerji olarak kullanamaz. Kanda kan şekeri yükselir. Kan şekeri yükseldikçe pankreas insülin salımını daha çok arttırır. İnsülinin daha çok salınması testesteron üretilmesine neden olur. İnsülin aynı zamanda kan yağları parametrelerini de etkiler. Yüksek trigliserid ve kolesterol, azalmış HDL insülin direncinde görülebilecek bir görülebilir.

PKOS DİYETİ
  • Gün içinde karbonhidrat alımını dengeleyin.
  • Basit şeker tüketiminizi azaltın. (çay kahve şekersiz tüketin, tatlı tüketiminizi sınırlandırın vb)
  • Su tüketiminize dikkat edin.
  • Günde 1 fincan yeşil çay tüketin.
  • Öğün atlamayın. Ara öğünlerle kan şekerinizi dengeleyin.
  • Lif içeriği yüksek karbonhidratlar tercih edin. (tam buğday/ çavdar/ kepek/ tam tahıllı ekmek, yulaf, meyve, sebze vb)
  • Protein alımınızı arttırın. Öğünlerinizde ve ara öğünlerinizde protein biyoyararlılığı yüksek besinleri diyetinize porsiyonlara dikkat ederek tüketin. (süt ve süt ürünleri, peyir, yumurta, et, tavuk, balık vb)
  • Süt ve süt ürünlerini yarım yağlı yada yağsız tercih edin.
  • D vitamini insülin metabolizmasının önemli bir ögesidir. Eğer yetersizlik varsa doktorunuza veya diyetisyeninize danışın.
  • Düzenli egzersiz hücrenin şekeri alıp enerji olarak kullanmasına yardımcı olacaktır. Bu yüzden muhakkak egzersiz hayatın içinde olmazsa olmazlardan olmalıdır.
  • Fast-food tarzı beslenmeden kaçının. Paketli ürünler tüketmeyin.
  • Tekli doymamış yağ asitlerine (avokado, zeytinyağı, fıstık ezmesi, susam, badem, ceviz) diyette yer verilebilir. Fakat, doymuş yağ asitleri azaltılmalıdır.
  • Haftada 2 defa balık tüketerek kalp damar sağlığınızı koruyun.
diyet1

DİYETİNİZİN OLMAZSA OLMAZLARI

  •  Lifli gıdalar
  •  Sağlıklı yağlar (doymuş yağ (et, tavuk, süt ve süt ürünleri, peynir) düşük, doymamış yağ (ceviz, badem, fındık, balık, avokado vb) yüksek)
  • Antioksidan kapasitesi yüksek enflemasyonu azaltacak besinler (domates, ıspanak, lahana, badem, ceviz, zeytinyağı, yaban mersini , omega 3, yağ asidi yüksek balıklar(sardalya, somon))

DİYETİNİZDE OLMASA DA OLUR DEDİKLERİMİZ

  • Rafine karbonhidrat (beyaz ekmek, börek)
  • Şekerli besinler ve içecekler
  • Enflemasyona neden olan besin (kızarmış patates, margarin, işlenmiş et )
  • Light ürünler
  • Paketli gıdalar
Facebook Kullanıcı Yorumları